Mitral Kapak Replasmanı - Medical Park Kardiyoloji Kliniği

Mitral Kapak Replasmanı

Mitral Kapak Replasmanı

Supaksiller kesi ile mitral kapak replasmanı; ilk olarak Japonların kalpte kulakçıklar arasındaki deliği kapattığı teknikti. Ama biz bu tekniği yıllar içinde geliştirerek, hem doğuştan olan deliği kapattığımız gibi, hem de o bölgeden mitral kapağın değişimini (replasmanını) yaptığımız bir teknik durumuna getirdik. Göğsü açmadan, koltuk altından küçük kesi ile kalp kapağı değişimi, ASD (doğumsal kalp anomalisi) ve kalp deliği tamiri yapıyoruz. Tüm işlemleri, hastanın kalp akciğer makinesine bağlandığı kanülleri (hortumları) aynı bölgeden yaparak, tüm girişimleri hastanın vücut oranına göre sadece 7 – 8 cm’lik bir kesiden koltuk altından yapabiliyoruz. Tekniğin amacı, az kesi ile hastaya çok fazla rahatsızlık vermeden ameliyatı uygulamaktır.

Ülkemizde çok sık uygulanmayan bir tedavidir; fakat bizim 2000’li yılların başlangıcından bu yana uyguladığımız bir yöntemdir. Sadece mitral kapak değişimi değil, kulakçıklar arasında doğuştan olan delikleri de hem erişkin hem de çocuk hastalarda tamir ettiğimiz bir yöntemdir. Mitral kapak ameliyatlarında bu yöntem, çocuklarda da yetişkinlerle aynı şekilde yapılmaktadır.

Kimlere Uygulanır?

Mitral kapak hastası olan ve kalpte kulakçıklar arasında doğuştan delik olan tüm hastalar adaydır. Cinsiyet, yaş ya da kilo fark etmemektedir. Kadınlar bu ameliyatı çok daha tercih etmektedir. Kadınlar için ameliyatın en önemli özelliği kozmetik yanıdır. Ameliyat sonrasında büyük bir yarıkla denize girmek istemeyen kadınlar, bu yöntemi tercih ediyor. Zira bu yöntem, tam meme bitimine denk geldiği için bir sene sonra hiç ameliyat izi kalmıyor. Yöntemin uygulanmadığı tek durum; sağ tarafında akciğer kanseri olan hastalardır. Ayrıca çok ileri derecede kronik akciğer rahatsızlığı olanlarda da yine bir risk vardır.

Kalpteki “mitral kapak” adını verilen kapak, en sık rahatsızlanan kapaktır. Bu kadar çok sık rahatsızlanmasının nedeni; küçükken geçirilen beta streptokok isimli boğaz iltihaplarının kalp kapaklarımıza verdiği zararlardır. Bu zarardan sonra kapaklarda kireçlenme olabiliyor. Sık boğaz enfeksiyonu geçirenlerde, beta virüsü alanlarda kapak rahatsızlığı daha fazla görülüyor. Çocukluğunda ya da gençliğinde sık miktarda boğaz iltihabı geçirmiş kişilerin daha sonraki yaşamlarında aort kapakçığında hastalık çok sık tutulur.

Avantajları Neler?

Göğüs yarılması yerine, koltuk altından 7-8 santimlik kesi açılması en büyük avantajı.
Tüm hastaların yararlanabileceği, çok konforlu bir ameliyattır.
Özellikle on yıl sonra kapak değişimi gerektiğinde bu operasyon daha da önem kazanıyor, Operasyon kol altından yapıldığında, ikinci operasyonu göğüs açarak yapma şansı oluyor. Oysa klasik ameliyatta ikinci kez kapak değişimi büyük risk taşıyor.
Bu ameliyat dışındaki yöntemde; iman tahtası dediğimiz yer kesilip sonrasında tel ile dikiliyor. Bu nedenle hasta uzun süre sırt üstü yatmak zorunda kalıyor, yan yatamıyor. Oysa bu yöntemde ameliyat sonrası hasta istediği pozisyonda yatabiliyor.
Göğüs kemiği kesilen hastaya göre tüm aktiviteleri daha çabuk yapar.
Hastanın ameliyat sonrası erken taburculuğunu sağlıyor.
Kemik kesilmediği için ameliyat sonrası kanama az oluyor.
Hastalar, diğer ameliyatta 3 ay boyunca araba dahi kullanamazken, bu yöntemde böyle bir kısıtlama yoktur.
Ameliyat sonra hasta hemen günlük yaşamına dönebilir, hastaya yedinci gününde banyo yaptırtıyoruz.
En önemli avantajlarından biri de estetik yönüdür. Bu yöntem, tam meme bitimine denk geldiği için bir sene sonra hiç ameliyat izi kalmıyor.
Zayıf hastalarda, göğüs açıldıktan sonra dikilen teller bombe yapıp, hem belli olmaktadır hem de hastanın eline gelmektedir. Bu yöntemde böyle bir sorun yaşanmıyor.
Özellikle yaşlı hastalarda yaklaşık 3 ay boyunca göğsüne darbe almaması gerekiyor, öksürdüğü zaman kendini zorladığı zaman göğüs kafesinin açılması ve enfeksiyon kapması riski var. Bu yöntemde bu sorun da söz konusu olmuyor.